Soru Cevap

Ağız Kokusu

Ağız Kokusu

Ağız kokusu; genellikle ağızda veya dişlerde bulunan bir sorunun habercisidir. Ağız veya dişlerde bir sorun bulunamadığı taktirde yapılması gereken bir doktora gidilmesidir.

Nedenleri:

Ağız kuruluğu (Xerostomia) ağızdan nefes alma , kullanılan bazı ilaçlar, tükürük bezindeki bazı problemler sonucunda tükürük bezlerinin yeterli üretim yapmaması
Dişlerin fırçalanmamış olması
Dişlerdeki çürükler
İltihaplar
Diş taşları
Dilde oluşan mantarlar
Hareketli protezler
Hatalı veya deforme olmuş kron-köprüler
Sigara kullanımı
Ağız ve dişlerde bir sorun yoksa akla gelen nedenler
Solunum yollarındaki iltihabi rahatsızlıklar
Sindirim sistemindeki rahatsızlıklar
Sistemik hastalıklar

Ağız kokusu olmaması için yapılması gerekenler

Dişlerin yemekten sonra fırçalanması
Diş ipi veya basınçlı su ile ağzı temizlemek
Dilin fırçalanması
Ağız ve boğazın anti-mkrobial gargaralar ile temizlenmesi
Porselen köprülerin altının her gün arayüz ile temizlenmesi
Hareketli protezleri fırçayla temizlemek
6 ayda bir düzenli olarak diş hekimine kontrole gitmek
Sigara kullanmamak

Soru Cevap

Diş Sağlığı ve Beslenme

Diş Sağlığı ve Beslenme

Diş sağlığımız için nasıl beslenmeliyiz?

Diş sağlığı için zararlı olarak nitelendirilen gıda maddeleri şekerli ve asitli gıdalar ile dişler üzerine yapışıp kalan kolay temizlenemeyen maddelerdir.

Diş sağlığı için önerilen beslenme şekli:

Şekerli, yapışkan ya da asitli gıdalar 3 ana öğün içinde tüketilmelidir.

Öğün aralarında elma, havuç gibi sert dişleri temizleyip dişetine masaj yapacak gıdalar yenmelidir.

Şekerli yapışkan gıda yendikten sonra dişlerin fırçalanması mümkün değilse ağız su ile çalkalamalı ya da bir bardak su içilmelidir.

Diş dostu olarak kabul edebileceğimiz gıda maddeleri nelerdir?

Diş dostu olarak kabul edilen gıda maddelerin başında protein bulunur.

Vücudumuzun temel yapı taşını oluşturan bu maddeler hem dişlerin gelişimi sırasında hem de dişler sürdükten sonra diş sağlığı açısından da mutlaka tüketilmesi gereken gıda maddeleridir.

Yüksek protein içeriğinin yanı sıra diş sağlığındaki önemi açısından peynir özellikle şekerli gıda tüketimi sonrası şiddetle tavsiye edilir.

Rafine edilmemiş hububat (beyaz undan yapılmış ekmek yerine kepekli esmer ekmek) diş sağlığı açısından tercih edilmelidir.

Ayrıca maydanoz ve balık içerdikleri flor nedeniyle sıklıkla tavsiye edilir.

Soru Cevap

Ağız Bakımı

Ağız Bakımı

Ağız Bakımı İçin;

Ağız ve diş sağlığı: Beslenme, Konuşma ve Estetik açıdan önem taşır. Ağız ve diş sağlığı bozulan kişi yiyecekleri yeterince öğütemez, konuşurken sesleri çıkarmakta zorlanır ve (kaybedilen dişlerin yerine göre) estetik olarak hiç hoş olmayan bir görünüm söz konusu olur. Bu nedenle sistemli ve yeterli bir ağız – diş bakımı gereklidir. Ağız bakımında en önemli görev kişinin kendisine düşmektedir. Yeterli zaman ayırarak, sistemli bir şekilde yapılan bakım ile birçok sorunun oluşmasını engelleyebiliriz.

Biz diş hekimlerine düşen görev ise 6 ayda bir yapılan kontrollerle yapılan bakımı denetlemek, gözden kaçan –ihmal edilen- bölgeleri izleyip temizlemektir.

Günümüzde çağdaş ülkelerde Tedavi edici hekimliğin yerini Koruyucu hekimlik almıştır. Özellikle diş hekimliği gibi mecbur olunmadıkça gitmekten kaçınılan ancak son ana gelindiğinde de sevimsiz ve pahalı bir yığın tedavi gerektiren bir dalda, Koruyucu – Önleyici hekimliğin ne denli faydalı ve başarılı olacağı ortadadır.

Ağız bakımında neler, nasıl kullanılmalıdır?

Diş fırçası: İyi bir diş fırçası baş tarafı kısa, düz saplı ve orta sert naylon kıllardan üretilmiş olmalıdır. Elektrikli diş fırçalarının dişleri daha iyi fırçaladığını söylemek her koşulda doğru olmaz.
Diş macunu: Diş fırçasının mekanik fırçalamasının etkisini arttırır. Burada çok sık sorulan bir soruya da cevap vermek gerekiyor. Bize göre ‘’en iyi’’ ya da ‘’ideal’’ bir diş fırçası yoktur. Özel bir macun önerisinin gerekli olmadığı koşullarda en iyi diş macunu size diş fırçalamayı bir zevk haline getiren, tadı ve kokusu hoşunuza giden diş macunudur. Flour konsantrasyonu yüksek, anti bakteriyel ajanlar içeren, diş beyazlatıcı asitler içeren macunlar bulunmaktadır.
Diş ipleri: Diş fırçasının tam temizleyemediği diş ara yüzeylerini temizlemekte kullanılır.
Ağız Gargaraları: İçerdikleri maddelere göre ağızda (özellikle fırçanın ulaşamadığı yerlerde) bulunan mikroorganizmaların aktivasyonunu engeller. Ağızda mevcut bakteri sayısını azaltır ve buna bağlı olarak ağız kokusunu ortadan kaldırırlar ancak unutmayın ağzı çalkalamak bakteri plağını yerinden oynatmaz. Ağız gargaraları diş fırçalamanın ve diş ipi kullanımının yerini tutamaz, sadece bir artı koruma ve bakım yöntemidir.
Diş arası fırçaları: Diş araları ile köprü altlarını temizlemekte kullanılan özel yapılı fırçalardır.

Ağız bakımı ürünlerini nasıl seçmeliyim?

Piyasada çok çeşitli ve cazip kılınan pek çok ürün olması sizi şaşırtabilir. Seçim yaparken onaylanmış ve diş hekiminizin tavsiye ettiği ürünleri satın almaya dikkat etmelisiniz.

Bir diş fırçasını ne kadar süreyle kullanabilirim?

Genelde 6 ay kullanılabilir. Diş fırçasının bozulduğunu kıl demetlerinin birbirinden ayrılmasından, dağılmasından ve eğilmesinden anlayabilirsiniz. Sert kıllı fırçalar dişlerinize ve diş etlerinize zarar verebilir. Aksi tavsiye edilmedikçe orta sert fırçalar tercih edilmelidir.

En doğru diş fırçalama tekniği hangisidir?

Doğru bir fırçalama için;

Dişlerin ön, arka ve çiğneme olmak üzere fırçalanması gereken 3 yüzeyin olduğu bilinmelidir.

Öncelikle 45 derecelik bir açıyla dişe yaklaştırılmalı, dişin dişetiyle birleştiği yere yerleştirilmelidir.

Dairesel hareketlerle dişlerin ön yüzeyleri her bir diş için 10 sn süre ile fırçalanmalıdır.

Fırça yüzeyinin 2 diş genişliğinde olduğu unutulmamalıdır.

Arka yüzeyler diş etinden dişe doğru tek yönlü süpürme hareketiyle temizlenmeli

Özellikle ön dişlerin iç yüzeyleri dar olduğundan bu bölgelerde fırça dik konumda olmalıdır.

Arka dişlerin girintili çıkıntılı çiğneme yüzeyleri ise; fırça yüzeyi paralel tutularak ileri geri hareketlerle temizlenmelidir.

Unutulmamalıdır ki, bakteri plağı ve yiyecek artıklarının olduğu dişlerin arka yüzleri, arka dişler ve dil de temizlenmelidir. Genellikle sadece ön dişlerin ön yüzeyleri fırçalandığından çürükler daha çok arka bölgelerde oluşmakta; diş taşları ise çok az fırçalanan alt ön bölgede olmaktadır.

Uygun bir teknik kullanılmazsa dişler zarar görür mü?

Evet. Dişler çok sert bir tabaka olan mine ile kaplı olmasına rağmen sadece yanlış bir teknikle uygulayacağınız bir fırçadan bile büyük zarar görebilir. Hem dişin üst kısmında hem de kökü kaplayan tabakada aşınmalara, dişetlerinde de çekilmelere yol açabilir. Bu durumda dişler çürüğe daha yatkın hale gelir. Dişleri aşındıracak kadar büyük bir kuvvetle diş fırçalamaktan kaçınılmalı ve yumuşak hareketlerle oynatılmalıdır.

Ara yüz temizleyicileri ne işe yarar?

Diş fırçasının ulaşamadığı yerlerde dişler arasındaki ve dişetinin altındaki artıkları temizlemek için kullanılır. Bu alışkanlığa sahip değilseniz başlamak için geç kalmış sayılmazsınız.

Diş ipi kullanırken şu noktalara dikkat etmelisiniz:

İlk kullanımda kolay kullanım amacıyla mumlu ve naneli diş ipleri tercih edilir. Ayrıca florlu diş ipleri de tercih edilebilir.

Diş ipi her iki elimizin işaret parmağına dolanarak ve başparmağımızın yardımıyla kullanılır.

Diş ipini dişlerinizin arasından yavaş hareketlerle ve kontrollü olarak geçirin. Dişetini yaralayacak sert ve ani hareketlerden kaçınmalısınız.

Dişin üzerinde ipi c harfi çizecek şekilde yukarı aşağı yönde hareket ettirerek ara yüzü temizleyebilirsiniz.

Soru Cevap

AFT (Ağızda Yara)

AFT (Ağızda Yara)

AFT (Ağızda Yara)
En sık rastlanan tekrarlayıcı ağız yaralarından birisidir.

Aft nedir?

Aft dilde yumuşak damakta, dudak ve yanakların iç kısımlarında görülen küçük yüzeysel ülserlerdir. Çok ağrılıdırlar ve 5-10 gün sürerler.

Neden olabilecek etkenler arasında stres, travma, asitli yiyecekler gibi lokal tahriş edici maddeler bulunur.

Aft başkasına bulaşır mı?

Hayır. Bölgesel yayılımı veya bir başkasına bulaşması söz konusu değildir.

Tedavi:

Tedavi olarak az önce bahsedilen rahatsızlık verici durumların ortadan kaldırılması ve enfeksiyonlardan korunma ile olur. Kenacort-A orabase gibi haricen kullanılan bir kortikostreoid veya pyralvex solusyon gibi ilaçlar tedavide kullanılır. Ayrıca aşırı ağrı duyuluyorsa aft/in üzerine kısa süre için (7-10 dk ) bir adet aspirin koymak faydalı olacaktır.

Soru Cevap

Ağız Kanseri

Ağız Kanseri

Ağız kanserlerinin sıklığı ve ciddiyeti ağız kanserlerinin çoğunluğu 45 yaşın üzerinde ortaya çıkar ve erkeklerde oluşma olasılığı kadınlara oranla 2 kat daha fazladır.

Ağız kanserlerinin oluştuğu bölgelerde sıklıkla dil, ağız tabanı, dil köküne yakın yumuşak damar alanları, dudaklar ve dişetleridir. Ağız kanserleri erken dönemde teşhis edilerek tedavi sağlanmazsa yayılarak sürekli ağrı, fonksiyon kaybı, tedavi sonrası düzeltilmesi mümkün olmayan yüz ve ağız deformeleri hatta ölümlere yol açabilir.

Ağız kanserlerinin nedenleri nelerdir?

Ağız kanserlerinin kesin nedeni tam olarak bilinmez. Bununla beraber, tütün ürünleri, alkol ve bazı besinlerindeki kanserojen maddeler ve fazla güneş ışığına kalınması gibi faktörlerin ağız kanseri riskini arttırdığı bulunmuştur.

Ağız kanserlerinin muhtemel belirtileri:

Ağız içinde veya ağız dışında beyaz veya kırmızı alanlar ağız içinde hassas, tahriş olmuş, kabarık veya kalınlaşmış alanların olması, ağızda veya boğazda tekrarlayan kanamalar, seste boğukluk veya boğazda yutulamayan cisim hissi, çiğneme yutma zorluğu, dil ve çene hareketlerinde zorlanma, dil ve ağızda his kaybı, ağız kanseri lezyonları başlangıç döneminde ağrısızdır, kanser ilerleyerek sağlıklı ağız dokularında harabiyet oluşturdukça ağrı şikayeti de başlar. Bu nedenle diş hekimine gidilmesi son derece önemlidir.

Ağız kanseri riskinin azaltılması

Sigara, pipo gibi tütünleri kullanmayınız. Tütün çiğnemeyiniz. Alkol kullanıyorsanız, aşırıya kaçmayınız. Meyve ve sebzeden zengin diyetle besleniniz.

Düzenli olarak diş hekimine uğrayınız.
Soru Cevap

Çapraşık Dişler

Çapraşık Dişler

Dişlerdeki çapraşıklıkların nedenleri nedir?

Çocukluk döneminde süt dişlerin değişip, kalıcı dişlerin gelmeye başlanmasıyla pek çok çocukta çapraşıklıklar gözlenir. ‘’Çocuğumun dişleri eğri geldi’’ sözleriyle anne babalar büyük bir endişeyle diş hekimine başvururlar. Bu durumun en büyük nedeni kalıtımdır. Ancak zamanında alınmayan bazı önlemler de çapraşıklara yol açmaktadır. Dişlerdeki çapraşıkların nedenleri ve alınması gereken önlemler kısaca şöyledir.

Genetik olarak çocukta çene boyutuyla dişlerin genişliklileri arasında uyumsuzluk olması ya da çenelerin gelişmesini olumsuz yönde etkileyen solunum yolu problemleri gibi faktörlerin bulunmasıdır. Çocuğunuzun burun yollarındaki solunumu etkileyen faktörler öncelikle üst çenenin daha sonra da alt çenenin normal büyümesini etkileyerek dişlerin düzgün sıralanmasına engel olurlar. Bu durumda mutlaka uzman bir diş hekiminizi müdahalesi gerekir.
Dişlerdeki çapraşıkların bir diğer edeni de süt dişlerini normal değişme zamanı gelmeden çekilmesidir. ‘’nasıl olsa yerine yenisi gelecek’’ düşüncesiyle tedavi edilebilir düzeydeki süt dişlerinin çekimi son derece hatalıdır. Çünkü bu dişler altlarından gelecek kalıcı dişlerin yerini koruyarak çapraşıklığı önler. Bir süt dişi zamanından önce çekilirse yandaki dişler çekilen dişin boşluğuna doğru kayar. Alttan gelecek kalıcı dişin süreceği yeri kapatır. Kalıcı diş bulabildiği boşluktan sürmeye çalışır ya da gömülü kalır. Her iki durumda da diş sisteminin dengesi bozulur ve çapraşıklıklar gözlenir.
Süt dişlerini ara yüzeylerinde görülen çürükler zamanında tedavi edilmezse yandaki dişler çürüyen, kayıp diş dokusu kadar boşluğa kayar. Çapraşıklıkların bir diğer nedeni de budur. İşte bu nedenlerden dolayı süt dişlerinde görülen çürüklerin tedavisi son derece önemlidir.

Dişlerdeki çapraşıklıklar sadece estetik sorun mu yaratır?

Dişlerin düzgün sıralanması sadece estetik açıdan önemli değildir. Dişlerdeki çapraşıklıklar bu bölgelerin temizlenmesi güç olacağından çürüklere, dişeti hastalıklarına ve eklem ağrılarına neden olurlar.

Dişlerdeki çapraşıklıklar her zaman tedavi edilebilir mi?

Çapraşık dişler her yaşta değişik tedavi yöntemleriyle ortodonistler tarafından tedavi edilebilmektedir. Ancak bu tür tedaviler oldukça pahalıdır. Bu nedenle çürüyen süt dişlerinin çekiminden çok tedavisi yoluna gitmek daha da önemlisi iyi bir ağız bakımıyla sağlıklı olarak ağızda tutmak en doğru yöntem olacaktır.

Soru Cevap

Diş Beyazlatma

Diş Beyazlatma

Diş Beyazlatma & Estetik

Bleaching: dişlerin yapısındaki renklenmelerin veya koyu renkli dişlerin daha estetik bir görüntü vermek amacıyla beyazlatılması işlemidir.

Home Bleaching: hastanın kendisi tarafından evde uygulanan diş beyazlatma işlemidir. Basit düzeydeki renklenmelerde tercih edilir. Bu işlemin yapılabilmesi için hastadan bir ölçü alınarak ağız modelinin çıkartılması gerekir. Bu model üzerinde şeffaf ve elastik bir kılıf hazırlanır. Bu kılıfın içerisine diş hekimi tarafından verilen beyazlatıcı jel konularak hastanın kendisi tarafından ağzına takılır. Genellikle gece veya hafta sonları uygulanır.

Home bleachingde kullanılan madde; Karbamid peroksittir. (%10 – 16 – 20 – 22- 25)

Office Bleaching; diş hekimi tarafından muayenesinde uygulanan beyazlatma yöntemidir. Bir dişe veya birkaç dişe uygulanabilir. Beyazlatılması daha zor olan dişlere genellikle muayenesinde müdahale gerekir. Isı, ışık gibi çeşitli tekniklerle bir saat içerisinde bembeyaz dişlere sahip olunabilir. Bir veya birkaç seansta uygulanır.

Office bleachingde kullanılan madde; hidrojen peroksit’tir. (%15-35-38)

Dikkat edilmesi gerekenler;

Beyazlatmada kullanılan jeller ( Hdirojen/Karbamid Peroksit) diş etlerine zarar verebilir. Bu nedenle diş etlerine taşırılmaması gerekir. Taşan kısım bir ıslak pamuk ile silinmelidir.

Home bleaching düzenli bir şekilde ve yeteri kadar sürede yapılmazsa istenilen beyazlık elde edilmeyebilir.

Beyazlatma sonrasında sıcak-soğuk hassasiyet olabilir. Bu hassasiyet normaldir. Bir süre sonra düzelir.

Diş beyazlatmanın zararı; düşük konstrasyonlarda (%10-16) ve doğru uygulamalarda zararı yoktur. Mine üzerinde önemli bir değişikliğe yol açmaz. Sadece yeterince dikkat edilmediği zaman diş etlerine geçici bir zararı olabilir. Yüksek konstrasyonlarda aşırı hassasiyet olabilir.

Diş beyazlatmanın önerilmediği durumlar;

Fazla miktarda kahve içenlerde…

Minesinde defektkler dulunan, dentin tabakası, diş kökü açığa çıkmış kişilerde.

Diş beyazlatmanın devamlılık süresi;

Tetrasiklin lekesi gibi renklenmelerin giderilmesi amacıyla yapılan beyazlatmalar genellikle geri dönmez.

Genel renk açılmasının sağlanması amacıyla yapılan beyazlatmalar 3-4 yıl kadar devam edebilir. Bu süre kişiden kişiye beslenme alışkanlıklarına bağlı olarak değişebilir. Zamanla renk %10-20 geri dönebilir.

Sigara-kahve gibi renklendirici gıdaları çok kullananlara 1-2 yıl sonra renk %30-40 geri dönebilir.

Rengin geri dönmemesi için pekiştirme amaçlı olarak 6-12 yıl ayda bir tek günlük kullanım ile beyazlatma tekrarlanmalıdır.

Soru Cevap

Dijital Gülüş Tasarımı

Dijital Gülüş Tasarımı

Fonksiyonel ve estetik diş hekimliğinde kusursuza ulaşmak hiçbir zaman tesadüflerle olmamıştır. Buna ulaşmak düzenli olarak sistemik diagnoz, iletişim, doğru tedavi planı, uygulama ve uygulanan vakanın düzenli kontrolü ile gerçekleşmektedir. DSD, Diş Hekimliğinin yeni yüzü olarak, daha insancıl, daha> duygusal ve artistik bir yolla değerli mesleğimizi hastalarımıza sunmak için oluşturulmuş bir konsepttir… Sonuç olarak dünyada, doğal, kendine güvenen, güzel bir gülüş kadar önemli olan çok az şey var…

Ekip üyeleri arasında gelişmiş bir iletişim olmasını daha iyi görseller servis ederek sağlar. Hastaların eğitimini ve motivasyonunu sağlar. Çok ileri düzeyde vaka sunumu yapılmasını ve dolayısıyla vaka kabullenme oranlarında ciddi bir yükselme sağlar.DSD etik oral hastaları dahil eder restoratif işlemler ve gülüşün güzelleştirilmesi işlemi sırasında, hastayı yardımcı tasarımcı yapıp, kendi tedavisinin hedeflerini onların istekleri ve beklentileri ile birlikte, restoratif ekibi bilgilendirebilmeyi sağlar. Tedavi sırasında düzenli bir sistemle alınan fotoğraf ve videoların yardımıyla, hasta ve dental uzmanın iletişimini sağlar. Bütün dünyada bu uygulamanın yaşattığı deneyimler inanılmaz düzeydedir… Güzel, güven dolu ve doğal bir gülüşü yaratmak yolunda, restoratif teknik gereklilikler bir kere sağlanıp, hastanın istekleri, duygusal ihtiyaçları kombine edildiğinde, mükemmel sonuçlara ulaşılmaktadır.

Bu dönemde hastalar için sadece biyolojik ve fonksiyonel olarak tatmin edici bir ağıza sahip olmak, yeterli değildir. Hastaların isteği, fiziksel karakteri ile uyumlu fakat daha da önemlisi, kişilikleri ile uyumlu bir gülüşe sahip olmalarının doğal, güzel bir gülüşe sahip olmaktır. DSD Diş Hekimleri, standart diş hekimliğinin de ötesinde, bir hastanın tatmin olabilmesi için gerekli olan faktörlere hakim olarak tedaviye başlamaktadır. Bir Digital Smile Designer olmak için gelişen ve değişen artistik bir bakışa sahip olmanın yanında, bir grup farklı yeteneğe ve özelliğe de sahip olmak gerekmektedir. Her bir kişiye özel dizayn çok net olarak gösterilebilir ve hastaların da fikirleri doğrultusunda, geliştirilebilir. Bu sebeple DSD Konsepti, diş hekimine, hastanın kendi kişisel özellikleri ve isteklerinin yol göstermesi doğrultusunda, mükemmel bir deneyim yaşatarak yepyeni bir gülüş yaratmasına yardımcı olur.

Soru Cevap

Sağlık Turizmi

Sağlık Turizmi

Sağlık turizmi kendi ülkelerinde tedavi olmak isteyenlerin bireylerin, farklı ülkelere giderek kısa bir seyahat süresi esnasında tedavilerini yaptırma işlemidir.

Özellikle Avrupa ülkelerinde son yıllarda sağlık politikası değiştirilerek, maalesef diş tedavisi için gerekli ödemelerin artık yapılamaması veya sigorta kapsamından bu ödeneklerin çıkartılması sağlık turizmin yaygınlaşmasına neden olmuştur. Çünkü vatandaşlar bu tedavileri ekonomik olarak daha uygun koşullarda ve daha iyi şartlarda yaptırabilecekleri ülkelere yönelmeye başlamışlardır.

Ağız ve Diş Sağlığı Turizmi Nasıl Yapılır?

Öncelikle hastamızın kendi ülkesinde herhangi bir yerde panoramik röntgen çektirmesi ve bunu hekimlerimize e-mail olarak ulaştırması gerekiyor. Hekimlerimiz röntgeninizi inceleyerek size teşhis ve tedavi planlamanız konusunda ilk fiziki muayenede kesinlik kazandıracak bir tedavi planı hazırlar. Bu planla birlikte size mali tablo ve ortalama tedavi süresi, hakkında da bilgi verir.

Tedaviniz için en uygun tedavi planı, tüm alternatiflerle birlikte sunulur. Telefon görüşmesi veya e-mail yoluyla en uygun olana karar verilir ve randevu tarihi belirlenir. Hekimlerimiz sizin Türkiye’de kalma sürenize göre sizi tedavi hakkında yönlendirebilir.

Örneğin implant uygulaması için, implantın çene kemiğine yerleştirilmesini takiben bir iyileşme süreci gerekmektedir. Bu nedenle 2-3 ay beklenmekte, ardından üst yapının yapımına geçimliktedir. Türkiye’de kalacağınız toplam süre 1 hafta olmasına karşın hastanız bu bekleme sürecini kendi ülkesinde geçirmektedir.

Böylece Türkiye’deki bu tedavi, konaklama, uçuş ve sağlık işlemleri dahil olmak üzere maliyet olarak Avrupa ülkelerine nazaran çok daha uygun yapılabilmektedir.

Her bireyin ağız yapısı farklı olduğu için sizlere şu anda mali tutarlar ve süre hakkında bilgi veremiyoruz. Çünkü DENTHOUSE ‘da bu alternatifler sunularak size en uygun olan sizin de fikriniz alınarak seçilir. DENTHOUSE’da planlanan tedavi en ince ayrıntısına kadar size anlatılır. Onay verdiğiniz tedavi en özenli şekilde yapılır.

Soru Cevap

5 Soruda Çocuk Diş Bakımı

5 Soruda Çocuk Diş Bakımı

Diş fırçalamaya ne zaman başlamalıyım?

İlk dişler ağızda görünür görünmez, temizlenmeye başlanmalıdır. Temiz bir tülbent ya da gazlı bez kullanılarak; sabah kahvaltı sonrası ve gece yatmadan önce dişlerin silinerek temizlenmesi gerekir. Diş fırçası kullanımına bebeğin arka dişlerinin çıkmasından sonra başlanabilir.

Fırçalama için en iyi teknik hangisidir?

Okul öncesi çocuklarda diş fırçalama için bir teknik önermek ve uygulatmak çok zordur. Bu yaşlarda önemli olan, çocuğa diş fırçalama alışkanlığını kazandırmaktır.
Çocuklar diş fırçalarken çoğu zaman dişlerin görünen ya da kolay ulaşılan yüzlerini fırçalar. Oysa ki mikroplar, dişlerin ara yüzleri ya da çiğneyici yüzeylerinde daha kolay birikir. Bu nedenle fırçalamadan sonra Anne Babanın kontrolü şarttır.
Okul çağındaki çocuklarda fırçanın diş-dişeti birleşim yerine 45° eğimle yerleştirilip dişlerin görünen yüzeylerini döndürme hareketiyle, daha sonra da dişlerin çiğneyici yüzeylerinin ileri geri hareketlerle fırçalanması önerilmektedir.

Çocuğum için hangi diş fırçasını seçmeliyim?

Çocuğun ağız büyüklüğüne uygun, yumuşak ve naylon kıllardan üretilmiş diş fırçaları kullanılmalıdır. Sert fırçalar dişleri aşındıracağı için kullanımı uygun değildir. Fırça kılları aşınır aşınmaz (ortalama 6 ay) mutlaka değiştirilmelidir.

Çocuklarda hangi diş macunu, ne kadar kullanılmalıdır?

Bebeklik döneminde ve üç yaşına kadar çocuklarda diş macunu kullanımı önerilmez.
Diş macunu kullanımına üç yaşından sonra başlanmalıdır. Ancak reklamlarda olduğu gibi, yarım parmak değil, fırça üzerine sıkılan mercimek kadar macun fırçalama için yeterli olacaktır.
Florürlü diş macunlarından herhangi biri tercih edilebilir.
Fırçalama işleminde macundan çok etkili bir fırçalama işleminin önemli olduğunu unutmamak gerekir.

Çocuğuma dişlerini günde kaç kez fırçalatmalıyım?

Sabah kahvaltı öncesi ve gece yatmadan önce, sadece üçer dakikalık etkili bir fırçalama işlemi yeterlidir.

Yazı dolaşımı